Türkiye’de kahve tüketimi son 10 yılda 4 kat arttı

 Türkiye’nin hızlı büyüyen kahve zincirlerinden Coffee Factory, bugün 10 ilde 45’in üzerinde mağazasıyla büyümesini sürdürüyor. Marka, merkezi operasyon modeli ve erişilebilir premium yaklaşımıyla orta vadede Türkiye’de 100, Avrupa’da ise 20 mağaza açarak toplam 150+ mağazaya ulaşmayı hedefliyor.

IPSOS’un Türkiye genelinde gerçekleştirdiği Hane Tüketim Paneli verilerine göre, hanelerin neredeyse tamamı kahve tüketiyor ve kahve satın alma sıklığı düzenli olarak artıyor. Kahvenin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyan veriler, özellikle genç nüfus ve şehirleşmenin etkisiyle tüketimin hız kazandığını gösteriyor. Araştırmalar, Türkiye’de kişi başı kahve tüketiminin son 10 yılda 4 kat artarak yaklaşık 1,5 kilograma ulaştığını ortaya koyuyor.

Artan taleple birlikte kahvenin artık yalnızca bir içecekten öte, günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini belirten Coffee Factory CEO’su Erol Şahin, “Tüketici beklentileri de bu dönüşümle birlikte değişiyor. İnsanlar kahvenin yanında deneyim, atmosfer ve sürdürülebilir kalite de arıyor. Coffee Factory olarak son dönemde mağazalaşma sürecinde yüzde 113 büyüme kaydederken, her noktada aynı deneyimi sunabilen güçlü ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısı oluşturmaya odaklanıyoruz” dedi.




“Hedef: 150’nin üzerinde mağaza ve çoklu pazarda büyüme”

Coffee Factory, Türkiye’de 100 mağaza, Avrupa’da 20 mağaza ve toplamda 150+ mağazaya ulaşma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, uluslararası pazarlarda da büyüme planlarını hızlandırıyor. Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok bölgede yürütülen marka tescil süreçleri ve iş geliştirme görüşmeleri, markanın global büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor.

Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyon ağını genişletmeyi hedeflediklerini belirten Erol Şahin, “Önümüzdeki 5 yıl içinde en az 5 ülkede aktif operasyon kurmayı hedefliyoruz. Uluslararası pazarda kalıcı olabilmek için güçlü operasyon modeli, doğru lokasyon stratejisi ve tutarlı marka deneyimi büyük önem taşıyor. Biz de erişilebilir premium yaklaşımımızı koruyarak farklı pazarlarda sürdürülebilir şekilde büyüyen güçlü bir marka yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Merkezi yapı, ölçeklenebilir büyümenin anahtarı”

Coffee Factory, büyüme stratejisinde merkezi operasyon modelini öncelikli alanlardan biri olarak konumlandırıyor. Marka, tüm mağazalarda aynı ürün kalitesini ve müşteri deneyimini sürdürülebilir hale getirmek amacıyla operasyonel süreçlerini daha güçlü bir sistem altyapısıyla yönetiyor.

Bu dönüşümün markanın gelecek hedefleri açısından kritik bir rol taşıdığını ifade eden Erol Şahin, “Franchise modeliyle kısa sürede güçlü bir yaygınlığa ulaştık. Geldiğimiz noktada odağımızı daha kontrollü, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modeline çevirdik. Merkezi yönetim yaklaşımı sayesinde tüm mağazalarda aynı kalite standardını ve operasyon disiplinini koruyan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Yerli tedarik ve üretimde sürdürülebilir yapı

Coffee Factory, kalite standartlarını korurken yerli üretim gücünü destekleyen bütüncül bir yapı benimsiyor. Dünyanın farklı kahve üretim bölgelerinden özenle seçilen yeşil çekirdekler, İstanbul’da işlenerek tüketiciyle buluşuyor. Bunun yanı sıra marka; süt, gıda, ambalaj ve operasyonel ürün gruplarında güçlü bir yerli tedarikçi ağıyla çalışarak sürdürülebilir bir operasyon modeli oluşturuyor.

Yerli tedarik ağının operasyonel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Coffee Factory CEO’su Erol Şahin, “Büyümenin sürdürülebilir olması için tedarik zincirinin de aynı ölçüde güçlü olması gerekiyor. Biz üretimden lojistiğe kadar tüm süreci merkezi bir yapı içerisinde yönetmeye odaklanıyoruz. Yerli iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü yapı sayesinde hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de kalite standardımızı koruyoruz” dedi.

Yorumlar