20 Haziran 2016 Pazartesi

Hero Baby’den Bebek Beslenmesi ve Tahıllı Kaşık Mamaları Hakkında Önemli Bilgiler


Geçtiğimiz hafta Hero Baby'nin daveti ile katı gıdaya geçişte tahıllı beslenmenin önemini içeren bir ürün tanıtımına katıldım.

24 ay anne sütüne devam etmiş hiç hazır mama tüketmeyen bir anne olarak bazı şeyleri nasıl da yanlış yaptığımın farkına vardım aslnda. Geleneksel alışkanlıkların artık doğruluğunun tartışılmaya başlandığı bu günlerde annelere ışık olması adına Yenidoğan Uzmanı Çocuk Doktoru Doç. Dr. Merih Çetinkaya'nın bebek beslenmesiyle ilgili verdiği önemli bilgileri paylaşmak isterim.

Tüm dünyanın tartışmasız kabul ettiği tek gerçek olan bebek beslenmesinde esas olan beslenme şeklinin sadece ve sadece anne sütü olması gerçeği ile birlikte devam eden 6. ay itibarı ile kademeli olarak diğer besinlerle tanışmaya başlaması gerektiği bilinir. Ülkemizde bu gerçeğin 2 aya düştüğü gözlenmekteymiş...Bir çoğumuz biliriz aslında; bebeklerin ağzına reçel tattıran mı dersiniz, acılı yemek sularına bandırılmış ekmekler mi dersiniz,  şekere bandırılmış emzikler mi ve daha ne örneklere şahit olmuşsunuzdur kimbilir?

Doç Dr. Çetinkaya bebek beslenmesinde ilk 1000 günün öneminin altını özenle çiziyor. Anne sütüne ilaveten tamamlayıcı besinlerin  bebeklerin ihtiyaçlarını vitamin ve mineral anlamda yeterli olmasının önemini belirtti.


Ülkemizdeki en büyük sorunların başında anne sütünün yeterli olmadığı kanısı, ve çocuğun zayıf olmasının hasta olacak kaygısı taşımasından geldiğini belirtiyor. Tombul çocukların sağlıklı olduğu kanısının yanlış olduğu, yeterli beslenmenin esas olduğunu önemle belirtti.

Anne sütünün yeterli olduğu durumlarda tamamlayıcı gıdalara erken başlamanın da hatalı olduğunu, bu gibi durumlarda bebeklerde alerji, ishal, kusma, böbreklere fazla yüklenme ve sonrasında da anne sütünün azalmasına sebep olma gibi durumların yaşandığını da belirtti.

Bunun yanında fazla anne sütüne devam eden çocuklarda kabızlık, çiğneme ve yutma bozukluklarının yanında psikolojik anlamda da olumsuz etkinlenme yaşanabileceğinin de önemle altını çizdi.

13 Haziran 2016 Pazartesi

Çocukla Gidilebilecek Vizesiz 7 Tatil Yeri

Son günlerde Avrupa'da vizesiz dolaşım sorunu çok popüler. Çünkü vizelerin kaldırılması gündemde ve bu sefer olabilme ihtimali de çok yüksek. Henüz kesin bir tarih verilmeye dursun biz onu beklemek yerine, size Avrupa'da ya da Balkanlar'da olsun ülkemize yakın ve çocuklarınızla birlikte vize derdi olmadan gezebileceğiniz vizesiz ülkeler arasında en makul olanlarından 7 tanesini seçtim.



Makul diyorum çünkü vizesiz gezilebilecek yerler arasında Tayland, Phuket, Maldivler, Lübnan, Fas gibi uzak ve çocukla seyahat etmenin yorucu olabileceği yerler de bulunuyor. Ukrayna, Gürcistan da vizesiz ancak bu bölgeler de daha çok gençlere ve eğlenceseverlere yönelik. Dolayısıyla hem kültür hem de tatil turu yapmak isterseniz ister tur şirketleri ile ister kendiniz alın bu 7 vizesiz tatil yeri önerilerime kulak verin.


1.     Kıbrıs: Ülkemize yakınlığı ve vizesiz oluşu Kıbrıs’ta çocuklarınızla rahatça tatil yapabilmenizi sağlar. Üstelik çok ekonomik Kıbrıs uçaklı paketler, otel fırsatları gibi indirimleri ya da erken rezervasyon dönemlerini takip edebilirseniz, çok ucuz fiyatlarla ailenizle birlikte harika bir tatil yapabilirsiniz.

2.       Karadağ: Son yılların vizesiz tatil yerleri arasında en popüleri hiç şüphesiz Karadağ. Çünkü Budva, Montenegro, Kotor gibi eşsiz doğal güzellikleri olan, çocuğunuzla birlikte hem denizin hem de tarihin tadını çıkarak kültür ve tatil yolculuğuna çıkacağınız çok güzel seçenekler sunuyor.

3.       Saraybosna: Tarih ve kültür dolu bir yer olan Saraybosna, Balkan turlarının da göz bebeği. Üstelik çocuklarla birlikte gezebileceğiniz birçok müze, tarihi mimarileri ve doğal güzellikleri de görülmeye değer.

9 Haziran 2016 Perşembe

22.Hediye kitap çekilişimin Sonucu ve 23. Kitap Çekilişi

Biraz ara verdik sanırım... Yoğun işler araya girdi biraz...
Birde alan adımı obiranne.net olarak değiştirmiştim bilenleriniz vardır. O alan adını başka bir alana taşıdım ama sanırım büyük hata oldu bu zira bütün trafik vs raporlarım gitti... Bir yandan burada bir yandan oradayım şimdilik..
Tabi ki ilk göz ağrım Blogspotta da olacağım :) 

22 Kitap hediye etmişim şuana kadar..İmkanlar el verdikçe de devam edeceğim...

Bu ay armağan ettiğim kitap 2007 Yeditepe Yayınlarından çıkan Nicolae Jorga'nın kaleminden çıkan Fatih ve Dönemi Büyük Türk idi.

Çok fazla katılım olmamış,bende pek ilgilenemedim aslında başta da belirttiğim gibi.

Talihlimiz bana mail adresini iletirse hemen göndermek isterim. 

Umut Şukran adlı takipçim. Teşekkür ediyorum kendisine, ve iyi okumalar diliyorum.

Bu ay iki kitap armağan edeceğim biri bloğumda, diğeri instagram hesabımda. her ikisine de katılabilirsiniz.:) 

Blogumda vereceğim kitap 

Üstün zekalı çocuklarla yaşamak

Üstün zeka ile ilgili merak ettiklerinizi TÜZDER Genel Müdürü Tunahan COŞKUN açıklıyor.
Aileler çocuğunun üstün zekâlı olduğunu nasıl anlayabilir?
Ailelere göre çocukları genellikle zekidir. Çocuklarını akraba ya da komşu çocuklarıyla kıyaslarlar ve zamane çocuklarının çok akıllı, çok zeki veya üstün zekâlı olduklarından bahsederler. Ancak üstün zekâlı çocukların nüfus içerisindeki oranı yüzde 2 civarındadır. Yani rastgele 100 çocuk alırsak bunların arasında en iyi 2 çocuğa üstün zekâlı tanımı koyabiliriz. Dahi seviyesindeki çocuklarsa, 1000 içerisinden 1 çocuktur. Üstün zekâlı veya dâhinin tanılanması; aile görüşmesi, öğretmeniyle yapılan görüşmeler, çocuğun gözlemlenmesi ve en nihayetinde zekâ testleriyle konulabilir. Zekâ testleri de 2 yaşından başlamakla beraber daha çok 4- 5 yaşlarında yapılarak böyle bir tanı konulabilir. Bizim tavsiyemiz okula başlamadan önce bütün çocuklara, zekâ ve yetenek testlerinin yapılması ki tanılamaları olabilsin.
                                     
Bebeklikten itibaren belirtiler ortaya çıkmaya başlar, ama altını çizerek söylüyorum bunlar belirtidir. Tanı az önce bahsettiğim kriterlere göre konulabilir. Üstün zekâlı çocuklar, genellikle bünyeleri hassas bireylerdir. Duygusal yapıya sahiptirler, yani battaniyelerinin rahatsız edici olmaması veya altını doldurduğu zaman, tuvalet ihtiyacını yaptığında hemen onun değiştirilmesi gerekir. Çünkü sinir uçları çok daha gelişmiştir. Nöronları ve snaptik bağları fazla gelişmiş olduğu için, vücudundaki diğer sinirsel bağlara etki eder. Hassas bir bünyeye sahiptirler. İdeal bir ortam oluşturmanız gerekir. Hatta hep bahsedilir bu elbiselerin arkasındaki pullardan, yaka kartlarından rahatsız olurlar. Bunlar belirtidir tabi, aynı zamanda bu belirtileri taşıyan her çocuk üstündür ya da her üstün çocuk bu belirtileri kesin taşır diyemeyiz. Erken konuşmaya başlaması, erken yürümesi, akranlarına nazaran daha nitelikli olması. ‘Büyümüş de küçülmüş’ tabiri biraz bu çocuklara uyar.

Şöyle bir misal vereyim, biz burada daha küçük yaşta çocuklarla konuşurken, bir beyefendi ya da hanımefendi gibi konuşanlara şahit oluyoruz. Mesela bir hediye veriyoruz, 3-4 yaşındaki çocuk “Niçin zahmet ettiniz?”, “Ne gerek vardı?” gibi cevaplar verebiliyor. Daha olgun bir görüntü sergilerler. Kelime hazneleri yaşıtlarından çok daha ileri olabilir. Yani bu yaşta, bu kavramı bilmemesi gerekir dediğiniz çocuk, o kavramlardan bahsediyor olabilir. Sosyal hadiselere duyarlıdır. Bir yerdeki heyelan, sel, depreme ilgi duyabilir ve bunun için ben ne yapabilirim sorusunu ev ortamında paylaşır.

Yetişkinlerin tutarsızlığı, onların çok daha fazla gözüne çarpar. Bir avukat gibidir; annenin, babanın ya da öğretmenin hatırlamak istemediklerini gözüne soka soka hatırlatır. “Sen böyle demiştin, ama böyle yapıyorsun.” şeklinde. Bunlar belirtilerden bazılarıdır. Daha 6-8 aylıkken konuşmaya başlayan çocuklarımız olabiliyor. Yine 1,5-2 yaşında okumaya geçen çocuklar olabiliyor. Bunun gibi çok ciddi bir bulgu varsa erken yaşta bir zekâ yetenek testi yaptırmalarını tavsiye ederiz ama bunun dışında 3,5-4 yaşında böyle bir test uygundur.

TÜZDER olarak üstün zekâlı öğrencilerin tespiti ve gelişimi ile normal öğrencilerin gelişim düzeyleri hakkında testler gerçekleştiriyoruz. Testler, uzman psikologlarımız tarafından profesyonel şekilde uygulanıyor. Çocukların başarısında zekânın yeri olduğu kadar; özgüven, kararlılık, ahlaki değerler, insan ilişkileri, motivasyon gibi sosyal, duygusal ve ruhsal gelişimin de önemli bir yeri bulunuyor. Bu nedenle biz, BBT (Bireyi Bütünüyle Tanıma) adını verdiğimiz bir program yürütüyoruz. Bu program, çocukların zekâ seviyelerini tespit etmenin yanı sıra onları tüm yönleriyle değerlendirerek zihinsel, fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal yönlerini tanımayı, bu sürece aileleri de dahil ederek konuyla ilgili farkındalıklarını artırmayı ve aileleri yapılması gerekenler konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyor. Bu sayede her yönden taraması yapılan çocuğun gelişimsel süreci bütüncül bir şekilde değerlendirilebiliyor. Varsa herhangi bir sorun erkenden tespit ediliyor ve çözüme ulaşılabiliyor.

Çocuğunuz üstün zekâlı ise neler yapmalısınız?

Üstün zekâlı çocukların eğitiminde özellikle farklılaştırılmış ve zenginleştirilmiş eğitim programları etkili sonuçlar vermektedir. Fakat bu da eğitim kurumlarının yapması gereken çalışmalardır. Eğer çocuğun üstün özellikleri olduğu biliniyorsa; gidilen okulda bu konuda yönetici, rehber öğretmen ve uzmanla görüşerek ortak bir anlayışın oluşması sağlanabilir. Kurumsal eğitimin dışında ev ortamında da yapılması gerekenlerden söz etmek gerekir. 

Üstün zekâlı çocuğu olan ailelerin yapması gerekenlerden bazıları şunlardır:
• Sağlıklı, güçlü ve zengin bir iletişim diliyle konuşmak.
• Mümkün olduğunca akran zenginliği imkânı vermek, yani kendisi gibi farklı gelişim özellikleri taşıyan başka akranlarıyla eğitim ve sosyal ortamlarında bir arada bulunmalarını sağlamak. Özellikle çocukları üstünlere yönelik eğitim veren bir okulda değilse.
• Resim, müzik, spor gibi alanlarda çocuğun özel ilgi alanlarını saptayarak, çeşitli deneyimler kazanmalarını sağlamak.
• Çocuğun ilgi alanına giren çeşitli konularda birlikte düşünce alışverişi yapmak ve araştırmak.
• Zihninde geliştirdiği projelerle ilgili çalışma imkânı sunmak.
• Mantık bulmacaları, strateji ve akıl oyunları gibi ilgi çekici zihinsel aktiviteler yapmasını sağlamak.
• Günlük olaylar hakkında paylaşımlarda bulunmak.
• Dikkat oyunları, bellek oyunları, eşleştirme vb. gibi oyunlar oynamak.

Üstün zekâlı bir çocukta nelere dikkat edilmeli?

Toplumda, üstün zekâlı çocuklar ‘sorunlu çocuk’ olarak algılanabilmekte. Çoğu literatürde zekâyı, ‘çevreye uyum sağlama yeteneği’, ‘problem çözme yeteneği’ diye tanımlayıp bu çocukların uyumsuz ve sorunlu olduğunu düşünmek kendi içinde bir hayli çelişkili görünmektedir. Burada kritik nokta şu; elbette ki üstün zekâlı çocukların da davranış sorunları olabilir. Fakat bu durum, onların genelde sorunlu olduğu şeklinde değerlendirilemez. Üstün özellikleri olan çocuklardaki en büyük risk, kendi üstünlüklerini öğrendiklerinde benlik algılarının bundan olumsuz etkilenmesidir. ‘Ben üstünüm’ algısı yerleştiğinde, diğer çocukları doğrudan ya da dolaylı olarak beğenmeme, aşağılama herhangi bir mesaj vermeleri doğru değildir. Çocuklara yaklaşımda eğer çocuk bu özel durumunun farkında değilse gündeme getirmemek eğer farkındaysa da “Evet, sen kolay algılıyorsun aynı arkadaşın Ayşe’nin güzel resim yaptığı, arkadaşın Mehmet’in de çok güzel basket oynadığı ya da şiir yazdığı gibi…” ifadeleriyle çocuğun becerisini kabul edici ama başka insanlardan ayrımlaştırmayıcı mesajlar vermek gerekir.

6 Haziran 2016 Pazartesi

FAYDALI YAZ OKULLARI

Okulların kapanmasına az kaldı. Yaz tatilini en etkili nasıl geçirebiliriz? Şimdiden araştırmalar başladı.. Hangi okul, hangi programlar hazırlamış, nerede, ücretleri neler?, Çocuklara faydaları neler...Hepimizin faydasına olabilecek araştırdığım kampları paylaşmak istedim.

*AKUT MELEN ÇAYI KAMPI: 8-17 yaş grubu çoukların Düzce Melen Çayındaki aynı tarihte iki grup şeklinde planlanmış. Kamp programları içinde 
  • Kampçılık Eğitimi
  • İp Sistemleri
  • Kano veya Rafting (mevsim şartlarına göre değişiklik gösterebilir)
  • Atv Safari
  • Macera Oyunları
  • Oryantiring
  • Doğada Yön Bulma Teknikleri
  • Balık tutma
  • İp Parkurları
  • Gece Yürüyüşü var. 

Ücret: 1900 TL .. Detaylı bilgi web sitesinde..

*ÇİZGİ ATÖLYESİ YAZ KAMPI:  4-6 & 7-10 yaş grubu çocuklar için ailelerininde katılabildiği keyifli bir program hazırlamış. Fethiye'de doğa içinde sanat atölyelerini düşünenler için oldukça keyifli olabilir. Detaylar web sitesinde... 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...