31 Ağustos 2015 Pazartesi

Çocuğun inadıyla nasıl baş ederiz?


Çocuklar için, kendilerinin ayrı bir birey olduklarını kanıtlamanın yoludur aslında inat...Ne kadar da kolay söylüyorum değil mi? Teoride bildiğimiz bir durumu pratikte uygulayabiliyor muyuz o önemli aslında...

Her çocuk için farklı yollar olsa bu durumla başa çıkma yolları aslında belirli. Onları yapabildikten sonra sanırım bu durumla daha kolay başa çıkabileceğiz.

Çocuklar 2 yaşından sonra kendilerinin bir birey olduklarını daha da farkına vardıkları için inatlaşarak ve ses yükseltme, vurma ile iç güdüsel olarak varlıklarını belli etmek isterler. Özellikle anne ve babasına başkalarının yanında (-ki onunla az ilgilenildiğini hissettiğinde) daha yüksek sesle hitap etme, öfke patlamaları, vurmalar, yerlere atmalar ardarda gelebilir. Böyle durumlarda genellikle 'Aman komşu / yabancıların yanında nasıl da şımarıyor bu çocuk?'cümlesi ile gelen, çocuğa sert bakışlar, çimdikler, bağırmalar, cezalar ve hatta vurmalar gelişir..Bu durum durumu çözmekten ziyade daha da üst boyuta taşınmasını sağlar aslında...


Bu tarz durumlarda sakinliğinizi koruyarak etrafınızdaki yetişkinlerin düşüncesinden ziyade çocuğunuzun neye tepki verdiğini anlamaya çalışmak olmalı. Onunla göz hizasında kurduğunuz iletişimle kısa sürede daha sakinleşmesine yardımcı olabilirsiniz. onunla girdiğiniz güç savaşında kazanan asla siz olmayacaksınız. Böyle bir mücadele ilerleyen yıllarda önlenemez öfkelere neden olacaktır.

Dış mekanlarda bu tarz inatlaşmanın getirdiği öfke patlamaları oldukça sıkça yaşadığımız durumlar sanırım. Herşey yolunda giderken birden gelişen ataklar sonucu inatlaşmaların sonunda hep aynı yolu izleyip sonunda mekanda ayrılmak zorunda kalıyorsanız ( -ki başka yol kalmıyor çoğu zaman) bu her seferinde aynı olacaktır muhtemel. İzlediğiniz yol her şeyi denedikten sonra inatlaşan çocuğun dediğini yapmak zorunda kalıyorsanız bu modeli kullanıp her seferinde aynı süreçten geçeceğinizin bir işaretidir muhtemel.


28 Ağustos 2015 Cuma

Yaşasın Deniz Ulaşımı!



Avrupa’nın birinci, dünyanın ise ikinci en yoğun trafiğine sahip şehir ilan edilen İstanbul’da yaşıyorsanız durumunuz gerçekten vahimdir. Pek çoğumuz her gün yolda bilmem kaç saat harcamaktan şikayet edip üzerine bir de ömrümüzün rakam lazım değil günü trafikte geçiyor diye türlü hesaplamalar yapıp hayıflanırız.
İstanbul gibi büyük metropollerde nüfusun sürekli artması, mevcut ulaşım alt yapısının aynı oranda gelişmemesi ne yazık ki hepimizin yaşam kalitesinde her geçen gün kayba neden olmaktadır. Trafik yoğunluğunun bir diğer önemli sebebi de, toplu ulaşım yerine özel araba ile ulaşımı tercih etmemiz. Yapılan bir çalışmada Boğaziçi Köprüsü’nden geçen araçların %90’ının ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçen araçların da %86’sının özel araç olduğu belirlenmiş. Dolayısıyla toplu ulaşım araçlarına yönelmediğimiz sürece bu trafik sorunu ile başımız gün geçtikçe daha büyük derde girecektir.
Trafik sorununa alternatif bir çözüm arayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin deniz ulaşımına yönelik yatırımlarına hız vermesi ulaşımını deniz yolu ile sağlayabilecekler için gerçekten sevindirici bir gelişme oldu.
Mesai saatlerine göre sefer yoğunluğunu yeniden düzenleyerek yolcu kapasitesini arttıran İDO sanırım iki yaka arası her gün gidip gelenler için büyük bir fayda sağlar hale geldi. Koltuk kapasitesi kadar yolcu alabildiği için asla üst üste seyahat etmek durumunda kalmadığınız için benim tercihim hep deniz otobüslerinden yana olmuştur.
Deniz ulaşımı bugünkü haliyle hemen hemen her bütçeye hitap edebiliyor. Ekonomik olmasını tercih edenler vapur ve deniz otobüsü seferlerinden faydalanırken, bütçesi biraz daha yüksek olanlar deniz taksilere yönelebiliyor.
Şüphesiz ulaşımı en ekonomik ve en hızlı şekilde çözmek isteyen vatandaşlar olarak yüzümüzü güldürecek her türlü ulaşım indirimine veya kampanyasına karşı radarlarımız hep açık oluyor. Eğer sık sık İDO kullanıyorsanız o zaman size bir müjdem var. CEPTETEB kredi kartınız var ise ve İDO iç hat seferlerinde size özel TEB turnikelerinden geçerseniz 9TL olan ulaşım bedeli size 7TL’ye geliyor. Ayrıca her 5 geçişten biri de bedavaya gelecek.
Hem ruh sağlığınızı korumak hem de ekonomik ulaşımdan yaralanmak istiyorsanız bu kampanyaya bir göz atın derim.

11 Ağustos 2015 Salı

15.kitabın şanslısı belli oldu..

15.sini geride bıraktığım kitap çekilişimin talihlisi Gökçe Karyağdı oldu...

Şansın bol olsun Gökçe umarım keyifle okursun... en kısa zamanda obiranne@yandex.com adresine bekliyorum...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...