30 Nisan 2015 Perşembe

Okudum,yorumladım : Puşkin - Yüzbaşının Kızı

Tv dizilerini çıkarınca hayatımdan, kitap okumaya zaman yaratmış olduk böylece. Uzun zamandır bekleyen kitaplarımı teker teker üzerinden geçiyorum.

Zamanında öğretmen zoruyla okuduğum kitapların çoğunu aslında hiç algılamamışım ne yazık ki.. Ya o zaman zorlama diye, ya o olgunluğua erişemediğimden bilemiyorum bir çoğu silik kalmış hafızamda...

Klasik eserlerin üzerinden yeniden geçiyorum.. Kafka, Puşkin ve Dostoyevski...


Aleksandr PUŞKİN - Yüzbaşının Kızı 

1700lü yıllarda Çariçe dönemi Rusyasında geçen romanın baş kahramanı Pyotr Andreyiç. Kendisinden önce ölen kardeşlerinden sonra yaşayan tek çocuk olunca el bebek gül bebek büyüyen bir soylu asker çocuğudur. O dönem adetlerine göre daha anne karnındayken askere yazdırılan Andreyiç 17 yaş itibari ile artık resmen bir asker olur ve kahyası ile birlikte görev yerine başlar.

Pugaçov Ayaklanması dönemini işleyen yazar hem duygusal açıdan hemde milli açıdan oldukça güzel mesajlar vermektedir. Birliğinin yüzbaşısının kızıyla aralarındaki duygusal bağ, Çariceye olan bağlılığını işlediği, tercümesi sade ve akıcı olan, dönem insanlarını ve duygusal durumlarını tasvirlerinde oldukça detaylı anlattığı bir roman olarak buldum.



28 Nisan 2015 Salı

13.kitap çekilişimin sonucu belli oldu...

Kitap çekilişimi random.org ile yapıyorum genellikle.. 13. sünü tamamladığım çekilişte ilk kez 1 numara kazandı, çok sevindim...

Aslı hanım umarım keyifle okursunuz...

Sırada yine bir klasik var...Yoksa bir roman mı olsun istersiniz :)

Çok sevgiler,





13.Kitap çekilişimin talihlisi Aslıhan Tuna oldu... Şansınız daim olsun...

27 Nisan 2015 Pazartesi

İş hayatına ara veren kadınlar için uzaktan eğitim projesi

 İş hayatına ara veren kadınlar için uzaktan eğitim projesi

Yeniden İşbaşı Yapan Kadınlar Platformu” YenidenBiz.com, kendi bünyesindeki iş hayatına ara vermiş eğitimli ve deneyimli kadınların yeniden iş hayatına hazırlanmaları ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamaları amacıyla, Türkiye’nin e-öğrenme alanındaki ilk ve öncü şirketi Enocta ile birlikte uzaktan eğitim projesi başlattı.


Aktif kadın istihdamını artırarak iş hayatında çeşitlilik, esneklik ve verimlilik sağlamak, Türkiye’nin rekabet gücüne ve ekonomik gelişimine ivme kazandırmak amacıyla 2013 yılında faaliyetlerine başlayan ve 2014 sonunda dernekleşen YenidenBiz.com, yeniden iş hayatına atılmak isteyen kadınlar için uzaktan eğitim projesi başlattı.

Enocta işbirliğiyle geliştirilen uzaktan eğitim projesi, platformun aday havuzunda yer alan herkese açık. Bilişim teknolojilerinden finansa, hukuktan iş sağlığı ve güvenliğine, müşteri hizmetlerinden sigortaya kadar birbirinden farklı sektörleri kapsayan online eğitim içerikleri, yetenekli insan gücüne ihtiyaç duyan şirketlerin aradığı çalışan profilini destekleyecek şekilde kullanıcılara sunulacak. Uzaktan eğitim projesi kapsamında e-öğrenme fırsatından yararlanan kadın adayların başarıları ise, sınav ve rapor modülleri ile online olarak ölçülüp değerlendirilecek. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan adaylara da eğitim sonunda katılım sertifikası verilecek.


Proje hakkında konuşan YenidenBiz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Güçlü Onur: “İş hayatının her alanında kadınların varlığını önemsiyoruz. YenidenBiz, iş hayatı dışında kalan kadınlar için bir ‘işe dönüş metodolojisi’ geliştirerek, hem kadınlar hem de iş dünyası nezdinde farkındalık yaratmayı amaçlıyor ve kadınları tekrar istihdama kazandırma konusunda farklı yollar öneriyor. İş hayatına hazırlık döneminde eğitimin çok önemli bir gelişim aracı olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple YenidenBiz bünyesinde 2014 yılı başından beri yaptığımız sınıf içi eğitim ve atölyelere ek olarak, Enocta işbirliği sayesinde zaman ve mekândan bağımsız olarak birçok değerli içeriği adaylarımıza sunabiliyor olmaktan dolayı çok mutluyuz” dedi.



Enocta CEO’su Ahmet Hançer ise, “YenidenBiz.com ile birlikte hayata geçirdiğimiz uzaktan eğitim projesinin, uzun bir aradan sonra iş hayatına atılmak için fırsat arayan kadınların mesleki ve kişisel gelişimlerine önemli katkılarda bulunacağını düşünüyorum. YenidenBiz.com’un sunduğu mentorluk, koçluk, kariyer desteği ve eğitimlerle birlikte bir bütün olarak adayları geliştireceğine inandığımız bu projenin, hem kadın adaylarımızın istihdamına hem de Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına fayda sağlamasını diliyorum. Yeni iş ortağımız YenidenBiz.com’a böylesine önemli bir eğitim projesini başlattığı ve bizimle birlikte yol aldığı için ben ve ekibim adına çok teşekkür ediyorum” dedi.



26 Nisan 2015 Pazar

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Anka Küllerinden Yeniden Doğan bir Kuştur...

Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.



Soma’daki faciada 301 işçimizi kaybettik, olaydan yaklaşık 5 bin çocuk etkilendi. “Benim adım Esma, benim adım Sıla, benim adım Dilara, benim adım Abdurrahman… Biz bir robot yaptık. Grubumuzun adı Anka oldu. Anka küllerinden yeniden doğan bir kuştur.” Bilim Kahramanları Derneği’nin projesiyle çocuklar, bilim ve teknolojiyle meşgul oldular, acılarından biraz uzaklaşıp normal hayata döndüler.

Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.

Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Nisan 2015 Pazar

Okudum, yorumladım: Dönüşüm - Franz Kafka

Franz KAFKA - DÖNÜŞÜM


''Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay." F.Kafka 


Kafka kitabı için bu cümleleri söylemiş. Son zamanlarda klasikleri tamamlamaya çalışıyorum. Okumadığım yada ödev zoruyla okutulan ve aslında hiç anlamadığım eserlerin üzerinden yeniden geçiyorum.

Kafka hiç okumadığım bir yazardı..Dönüşümle başlamış oldum. Psikolojik tahlilleri çok yalın ve anlatımı çok sade. İnsani özellikleri koruyup hayvanlaşan bedeninde yaşadığı dönüşümü anlattığı klasik öyküyü bir çırpıda okuyacaksınız...


Klasikleri seviyorsanız aşağıdaki çekilişime beklerim.  

13. KİTAP ÇEKİLİŞİ - VADIDEKI ZAMBAK - BALZAC


 

18 Nisan 2015 Cumartesi

İçerdeki Çocuklara” Anaokulu Kampanyası...

Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkanlarının iyileştirilmesi için “İçerde çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatıldı.
Projeyle Türkiye genelindeki 7 kadın ceza infaz kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Projenin ilk adımı Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle İstanbul Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı.

Çeşitli meslek gruplarından 24 duyarlı vatandaşın gönüllü olarak yola çıkıp, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı ile bir araya gelerek başlattığı İçerde Çocuk Var adlı projenin amacı, cezaevlerinde, annelerinin hem yatağını hem de kaderini paylaşan miniklerin hayatına dokunarak geleceklerine katkıda bulunmak. Proje,cezaevi çocuklarına öğrenebilecekleri, eğlenebilecekleri eksiksiz bir anaokulu ortamı oluşturmak, yeşil alanlar yaratarak doğayla tanışmalarını sağlamak, gelişimlerine uygun yemek hazırlanabilecek mutfak inşa etmek ve dış mekan oyun alanı kurarak cezaevi içinde özgür bir yaşam alanı yaratmayı hedefliyor.

İstanbul Bakırköy Cezaevi’nde başlayacak proje kapsamında, mahkum annelerinin kaderini yaşamak zorunda kalan cezaevlerinin masum çocukları için kaynak bulmak amacıyla çeşitli etkinlikler ve kampanyalar yapılacak. Ayrıca, İstanbul Valiliği’nin izniyle alınan 4528’e gönderilecek SMS’ler ve banka hesap numarasına yapılacak bağışlarla kampanyaya gelir sağlanacak. Böylece, mevcut anaokullarının iyileştirilmesi ve anaokulu bulunmayan kadın cezaevlerinde de yeni ana okullarının yapılmasında kullanılacak. Hedeflenen anaokullarının çocuklara kazandırılmasından sonra ise proje, cezaevi çocuklarının dışarıdaki yaşıtları ile eşdeğer eğitim şansına sahip olmalarını sağlamak ve cezaevi yaşam koşullarının iyileştirilmesi için devam edecek.

İlk adım İstanbul’ da
Türkiye’deki 7 tane kadın ceza infaz kurumunda yaklaşık 5 bin kadın mahkum var. Bunlardan 370 Kadın mahkum, 0-6 yaş arası çocuklarını kendi yatağında yatırarak cezaevinde büyütüyor. Örneğin, İstanbul Bakırköy Kadın Cezaevi’nde mahkum anneleriyle cezaevinde yaşayan 0-6 yaş arası 53 çocuk var. Bakırköy Cezaevi’ndeki çocukların bir kreşi var ancak bu kreşin de iyileştirilmesi, eğitici oyuncak ve kitaplarla yeniden elden geçirilmesi gerekiyor. Projenin ilk adımı da Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle Bakırköy Cezaevi’nde atılacak.

Oyuncak ve oyun arkadaşları yok
Cezaevinde doğan ya da annelerinin kucağında parmaklıklar arkasına gelen, cezaevlerinin masum çocukları, hayatlarının en önemli evrelerini yaşıtlarının sahip olduğu birçok şeyden yoksun, olumsuz koşullarda geçiriyor. Oyun oynama ve eğitim almaları gereken zamanlarını annelerinin koğuşunda, çeşitli suçlardan mahkum, yetişkin kadın koğuş arkadaşlarıyla geçiren çocukların, bu süreçte yaşadıkları deneyim, hayatlarının sonraki dönemlerini özellikle ergenlik ve gençlik yıllarını ne yazık ki derinden etkiliyor. Koğuşlar kalabalık olmasın diye her koğuşa sadece bir çocuğun konulduğu cezaevi çocuklarının oyuncak ve kendi yaşıtı oyun arkadaşları yok.
İçerde Çocuk Var” projesi ilk adım İstanbul’da Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı. Tüm mimari ve inşaat hazırlıkları tamamlanan anaokulunun çok yakın bir zamanda tamamlanması hedefleniyor. Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu tamamlandıktan sonra Türkiye’de bulunan diğer Kadın cezaevlerine de anaokulu kazandırılacak. Böylece proje ile cezaevi çocukları, kreş, oyuncak ve oyun arkadaşlarına kavuşacaklar. 
 

Proje ile ilgili detaylı bilgiye www.icerdecocukvar.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bağış için ;
COCUK yazıp 4528’ e SMS gönderilebilir.
Banka bağışı için; Vakıfbank Kadıköy Şubesi, Şube kodu 012 Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TL)
TR 94 0001 5001 5800 7303 0490 01

Bilgi : Arife Avcu Çallıoğlu
İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Ajansı
arife.avcu@iletisimofisi.com / 0212 324 80 17
TCYOV

13 Nisan 2015 Pazartesi

13.Kitap çekilişim başlıyor...

Sonunda gelen baharla birlikte sanırım herkesin enerjisi yükseldi.. Bu güzel baharın şerefine kitap çekilişimi bir kaç hafta öne alıyorum...


Bu sefer klasiklerden bir kitap seçmek istedim...

Honore De BALZAC- Vadideki Zambak...



Keşke her yorum bırakana armağan edebilsem ama şimdilik elimden sadece bu geliyor... Bu kitabı okumak isteyenlerden sadece beni takip etmelerini ve e-posta adresleri olan bir yorum bırakmalarını isteyeceğim.

Dipçe: Kargo masrafları bana aittir.( Sadece yurtiçi ) İlaveten başka bir sosyal mecrada ( blog,face,twitter) paylaşım yapanlar linklerini paylaşırlarsa ilave bir hak daha yazacağım.

Sevgiler...


#cottonbox ile bahar geldi çok şükür :)

Bitmeyen kışın ardından çok şükür güneş yüzünü gösterdi. Geçtiğimiz cuma günü harika güneşli bir hava ile başlamıştık güne.. Bebek sahilindeki bir kafede bloggerlara özel Cotton Box etkinliğine davetliydim.

Doğadan ilham alan desenleri, ve doğallığı ile kalbimi kazanan Cotton Box'ı bu etkinliğinde yanlız bırakamazdım.. Desenlerine de yansıyan pozitif enerjinin, ekibine de yansıdığı muhakkak, zira çok keyifli bir gün geçirdik sayelerinde...

Cotton Box 40 yılı aşkın bu alanda hizmet veren Sümaş tekstil markası. Bebek takımlarından genç grubuna, nevresim takımlarından nakışlı pike setlerine kadar geniş ürün çeşitlerini yılda iki kez yenileniyor.

Bence en önemli özellikleri % 100 pamuk ipliği kullanmaları..Bunun yanında baskı ve boyada zararlı olabilecek hiçbir zararlı maddeye yer vermeyerek sağlıklı uykuya zemin hazırlıyorlar...




Blogger toplantısında iyi yaşam tekniklerini paylaşan aromaterapist ve oyuncu Ayşe Tolga'dan da küçük tüyolar aldık...

1 Nisan 2015 Çarşamba

Prof. Dr. Neriman İnanç’tan Ebeveynlere Önemli Uyarı!!





Prof. Dr. Neriman İnanç’tan Ebeveynlere Önemli Uyarı:

Laktoz intoleransı; özellikle çocuklarımız söz konusu olduğunda sıkça duyduğumuz bir
rahatsızlık… Toplumda sütteki şekere alerji olarak da biliniyor. 6 yaştan küçük çocuklarda
daha az görülürken, 10 - 16 yaşta görülme sıklığı en yüksek noktaya ulaşıyor. Üstelik yaşla
birlikte görülme sıklığı da artıyor.
Peki laktoz intoleransının sebebi ne ve nasıl giderilir?          
Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm
Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, pek çok ebeveynin laktoz intoleransı görülen çocuklarını
korumak için sütten uzak tuttuğunu, bunun ise bilinenin aksine yanlış bir yöntem olduğunu
kaydetti. Laktoz intoleransının sütte bulunan laktoz şekerinin vücutta parçalanamaması
sonucu oluştuğuna dikkat çeken İnanç, bu rahatsızlıktan korunmak için bakın hangi yöntemi
öneriyor?




Kabız Çocukların Beslenmesi

Kabızlık sorunundan bahsederken akla ilk gelen sıvı tüketiminin yetersiz olmasıdır. Sıvı tüketiminin yetersiz olması önemli bir faktör fakat başlı başına bir hastalığın nedeni değildir. Su veya sıvı tüketiminin dolaylı olarak neden olması sıvısız kaldığı için bağırsaklardaki yararlı bakterilerin dışkıdaki suyu toplaması ve bağırsak hareketlerini olumsuz yönde etkilemesindendir.

Yanlış beslenme alışkanlıklarının arttığı günümüzde yapılan araştırmalara göre uzmanlar kabızlık şikâyetinin çocuk polikliniklerine başvuran hastaların yaklaşık %3’ü, gastroenteroloji muayenelerinin de %25’i gibi ciddi bir oranının olduğunu söylemişlerdir.

Peki, nedir kabızlık? Sanıldığının aksine bir gün az dışkılama yapmak değil, son üç hafta içerisinde birden daha az sayıda dışkılama, dışkı biriktirme ve tutma, dışkılamada ağrı gibi durumlardan iki veya daha fazlasının bir arada olmasıdır. Kız çocuklarda erkeklerden daha sık görülmektedir.

Kabızlık diyebilmek için bebek ve çocuklarınızın yaşıtlarıyla dışkılama sıklığına göre kıyaslama yapmak gerekmektedir ancak bundan sonra ishal, kabızlık ya da normal dışkılama olarak değerlendirilebilir.

Kronik kabızlıkta dışkı tutma gibi alışkanlıklardan doğan ağrılı dışkılama en önemli belirtidir. Rahatsızlıklar başladığında erken tedavi ile kronik kabızlık rahatsızlığı azalabilir.



Bebeklik döneminde inek sütü, mama çeşitleriyle beslenen bebeklerde kabızlık daha fazla karşılaşılan bir durumdur. İnek sütünün sulandırılması ve mama çeşidinin değiştirilmesi ya da mama içine bağırsak çalıştırıcı takviyeler yapılması gibi durumlarda kabızlığa engel olunabilir. Anne sütü ile beslenen bebekler de kabızlık çok nadir görülen bir durumken kabızlık ile karşılaşıldığında annenin beslenme alışkanlığında değişiklik yapması gerekebilir.

Beslenme alışkanlığı olarak da çocuğunuza kazanım sağlayacağınız meyve yeme alışkanlığı kabızlığı önleyecek doğal yöntemlerden bir tanesidir.Kabızlığı önlemek adına kuru veya taze çeşitlerinden faydalanabileceğiniz erik, kayısı, armut, elma gibi posalı ve metabolizma çalıştıracak olan meyvelerden hazırladığınız püreler, atıştırmalıklar hatta kompostolar da faydalı olabilir.

Kabız bebekler ve çocuklar da kabızlığa neden olan alışkanlığa bağlı olarak beslenme şekli de değiştirilebilir. Aşırı süt ve süt ürünleri tüketimi, liften zengin besinlerin az yenmesi, asitli içeceklerin ve abur cubur da denen bakkal atıştırmalıklarının çok tüketilmesi gibi nedenler varsa bunların da ortadan kaldırılması gerekir.


Tebrikler Sirius...

Kitap okumayı sevdiğim gibi kitap armağan etmeyi de çok seviyorum. Hele bu kişi de kitap okumayı seviyorsa...

1. çekilişimin talihlisi SİRİUS oldu. Belli ki yazmayı ve okumayı seven bir blogger..

Umarım hediyenizi beğenirsiniz... yorumlarınızı merakla bekleyeceğim...

Şansınız bol olsun...


 O bir Anne


Not: İletişim bilgilerinizi obiranne@yandex.com a göndermenizi bekliyorum...


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...