11 Mayıs 2015 Pazartesi

#SOMAdaANNEolmak panelinde acılara ortak olduk...

 

Soma’da yaşanan maden kazası sonrasında “Soma’ya El Ver Kampanyası”nı başlatan Türk Eğitim Derneği, Soma’da dünden bugüne gelinen noktayı ve yapılan çalışmaları 11 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da Anne Olmak panelinde Soma anneleri ve uzmanlarla birlikte masaya yatırdı.

Gazeteci İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde düzenlenen panelde Somalı anneler Hidayet Tokgöz ve Leyla Cambal’ın yanı sıra sanatçı Filiz Akın ve Hacettepe Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhunde Öktem yer aldı.



13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da yaşanan maden kazası sonrasında, 14 Mayıs 2014 tarihinde Soma’ya El Ver Kampanyası’nı başlatan Türk Eğitim Derneği 23-24 Mayıs 2014 tarihlerinde 10 kişilik bir ekiple saha çalışmalarını başlattı. Kampanyanın amacı; Soma’da yaşanan maden faciasında babalarını kaybeden ve  eğitim-öğretimini sürdürmekte olan çocuklara eğitim bursu, psiko-sosyal destek ve eğitim materyali desteği sağlamaktı.
Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu panelin açılış konuşmasında şunları söyledi: “Türk Eğitim Derneği olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız protokol çerçevesinde sadece 186 çocuğumuzun eğitim giderleri için hesaplara para yatırmakla kalmıyoruz. Uzman ekiplerimiz belli periyotlarla Soma’ya gidiyorlar. İki çocuğumuzu kendi okullarımıza aldık ömür boyu okutacağız. Diğer çocuklarımızdan biri özel ilgisi doğrultusunda bu sene aşçılık okuluna, diğeri uzay kampına gidecek. Onlara yaşamlarında umut vermeye çalışacağız. Çünkü aynı bizim evlatlarımız gibi onlar da bize emanetler. Bu nedenle Türk Eğitim Derneği olarak diyoruz ki biz hala onlarlayız, ya siz?”


Filiz Akın panelde Soma’da tanık olduğu yürek burkan öyküleri aktarmasının ardından şunları söyledi: “Soma’da cok acıklı hikayeler var. Yaklaşık on bin kişinin etkilendiği tahmin ediliyor. Çok büyük acılar yaşandı, halkımız bunu derinden hissetti, gözyaşı döktü. Oradaki anaların bir kısmı evlatlarını, daha genç anneler kocalarını kaybetti. Biz onların acılarını alamayız ama yardımda ve katkıda bulunabiliriz. Bu nedenle Türk Eğitim Derneği olarak bu paramparça hayatlara dokunmak istedik. Ben TED’in burslu bir öğrencisiyim. TED olmasa benim hayatım da farklı olabilirdi. Türk Eğitim Derneği bana güçlü olmayı korkmamayı taviz vermeden hayata devam etmeyi öğretti. Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Enes de büyüyüp okula gidebilseydi bizim meşalemiz olacaktı. Ben de bir meşaleyim. Arzumuz Soma’daki çocukların hayatlarına dokunmak, ailelerine verdiğimiz destekle okuyup başarılı olmaları. Dileriz ki bu meşale hem onları hem ülkemizi aydınlatsın.”


Somalı anneler Hidayet Tokgöz ve Leyla Cambal, Soma’da anne olmanın hem anne hem baba olmak demek olduğunu vurgulayarak eşlerinin çocuklarını okutabilmek için madende çalıştığını söyledi. Soma faciasının unutulmaması ve çocuklarına sahip çıkılması isteklerini dile getirdiler. Özel işletme ve kamuda sorumluluk sahibi olanların cezasını çekmesi gerektiğini bir kez daha vurguladılar. Adaletin yerini bulmasını istediklerini şu sözlerle dile getirdiler: Soma’da anneler dayanması çok zor acılar yaşıyorlar. Bir yandan eşlerinin, yoklukları bir yandan yetişmesi gereken evlatlar. Bizler isteriz ki çocuklarımıza olduğu kadar annelerimize de eğitim seminerleri verilsin desteklensin. Kaygı içinde olmasınlar. Soma’daki eşler ve anneler psikolojik ve toplumsal baskı altındalar. Üzerlerine renkli bir bluz bile giyemiyorlar. Türk toplumunda yalnız yaşayan, eşini kaybeden bir kadının yaşaması çok zor. Çocuklar resimlerinde mutlaka kömür, siyah, sürekli koyu renkler kullanıyorlar. Bunun için Soma’ya el verin.”

Hacettepe Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhunde Öktem “Soma’da mutlaka sağlıklı özdeşim nesneleriyle çocukları donatması gerekir, burslu abilerin ablaların çocukların elini tutması, onlara el verilmesi bu açıdan da onlar için önemlidir. Halen oynayan yedi televizyon dizisinde tecavüz sonrası olan aşklar sevgiler söz konusu. Onlara sağlıklı özdeşim nesneleri koyamazsak, bu kahramanlarla özdeşim kuracaklar. Bu çok hırpalayıcı bir tablo ortaya koyacaktır. İnsanları farklı kılan yere düşmeleri değil yerden nasıl kalktıklarıdır. Bu noktada toplumumuza büyük rol düşmektedir” dedi.

1 yorum:

  1. Önce unutturmamak, sonra da hesap sormak lazım. Böyle acılar bir daha yaşanmasın.

    YanıtlaSil

Tesekkurler

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...