28 Eylül 2012 Cuma

Çekilişe son 2 gün...

Takipçilerime kitap armağan ediyorum. Sonra eyvah kaçırmışım dememek için son 2 gün...

Beklerim efem :)


İşte burada TIK TIK ...







Ekim kitabımızın paketi de yolda... 

23 Eylül 2012 Pazar

Mercimek Çorbası - Mercimek yemeyen bebeklere...

Kızım son zamanlarda hiç çorba içmemeye başlamıştı. Bir arkadaşımın evinde 'Yok içmiyor boşuna kirletmeyelim2 demiştim ve bir kaseyi süpürmüştü. Hemen tarifi aldım ve aynen denedim...Sonuc ben dahil ailecek severek içtik. Belki siz de seversiniz.

İşte Bulgurlu mercimek çorbası


Malzemeler:
1 su bardağı kırmızı mercimek
yarım su bardağı bulgur-pilavlık- ( benim buzlukta suda bekletilmiş vardı.)
orta boy soğan
salça(domates suyu kullandım ben.)
3-4 diş sarımsak
sıvıyağ -zeytinyağ ve tereyağ karıştırarak kullandım-
su
1 tutam kekik, tuz, tane

22 Eylül 2012 Cumartesi

Okusunda Büyüsün... Hadi bakalım....


Okuma alışkanlığını şimdiye kadar edinmediyseniz çocuğunuzun geleceği için biran önce onunla birlikte bu yetiye kavuşma vakti geldi de geçiyor sanırım...

Hergün çocuğunuzla birlikte kitap okumak onun erken konuşmasına, hayal dünyasının gelişmesine, sosyal çevresi ile daha kolay iritbat kurabilmesine, ilerleyen dönemlerde kendine güvenine ve ifade gücünü geliştirmesini sağlayacaktır. Kısacası küçük yaşlarda edinilen bu alışkanlık ona vereceğiniz en önemli hediyeniz olacaktır.

18 Eylül 2012 Salı

Garage Sale!!!

Yaz sonrası temizlik zamanı...

Dükkandaki bir çok yeni ürüne yer açmak için sezon dısı ürünleri dip indirimlerle satarken neden bloğumda da paylaşmayayım dedim ki :)


Oyalar, iğne oyası takılar, el emeği yapılan seccadeler, aksesuarlar, ev tekstil ürünleri, perde aksesuarları... bakın bakalım belki sizinde işinize yarayan şeyler olabilir..



17 Eylül 2012 Pazartesi

Gece Ağzımızda Neler Oluyor ?

Mutlaka seğretmişsinizdir gece yatmadan ağzını çalkalayan adamın ağzında kopan fırtına reklamını :) Aynısını hissediyorsunuz, nasıl ferahlık, nasıl temizlik...

Kullanmasam paylaşmazdım. İşte kurumsal basın ajansından gelen basın bülteni...

Gerçekten gece ağzımızda neler oluyormuş, neler :)



UYURKEN BAKTERİLER HIZLA AĞZIMIZI ELE GEÇİRİYOR

Ağızda bulunan bakteriler, gece uyurken hızlı bir şekilde artıyor ve sağlığımızı tehlikeye sokuyor. 
Bu nedenle yatmadan önce bakteri plağı oluşumunu engellemek için, sadece diş temizliği değil, komple ağız bakımı yapmak gerekiyor. Ne kadar iyi fırçalarsanız fırçalayın, bakteri plağı tam temizlenmez. Ağzımızın içindeki bakteri sayısı dünyadaki insan nüfusundan kalabalık!
Bu bakterilerden oluşan plak, çürük ve diş eti hastalıklarının başlıca nedenidir. Ancak, yapılan klinik bir araştırmaya göre, siz ne kadar iyi fırçalarsanız fırçalayın, fırçalama sonrası plağın %50’si dişlerde kalabiliyor. Plak oluşumu diş fırçaladıktan hemen sonra başlar.
Fırçalamak dişlerinizi temiz hissetmenizi sağlasa da, bakteriler ağzınızın kalanında yaşamaya devam eder. Aslında komple ağız bakımı için sadece fırçalamak ve diş ipi kullanmak yetmez;  beraberinde bakteri plağına karşı etkili bir sıvı ağız bakım ürünü ile ağzı çalkalamak önemlidir.

Listerine ağızda plağa karşı 24 saat koruma sağlar.

100 yılın üzerindeki geçmişi ile Dünya’da ve Türkiye’de en çok tercih edilen ağız bakım ürünü Listerine, diş eti hastalıklarının başlıca nedeni olan plağı önemli ölçüde azaltır.
Bakterilere karşı etkisi klinik çalışmalarla kanıtlanmış olan  Listerine, günde 2 kez 30 saniyelik kullanım ile, bakteri plağı oluşumuna  ve diş eti iltihabına karşı 24 saat koruma sağlar.
Listerine, bakteri plağı oluşumunu sadece fırçalamaya oranla %70’e kadar azaltır. Esansiyel yağların sabit bir bileşiminden oluşan özel formülü ile Listerine, bakteri plağı oluşumunu sadece fırçalamaya oranla %70’e kadar,  fırçalama ve diş ipi kullanımına oranla %52’ye kadar azaltır.
Diş eti hastalığı oluşumunu ise sadece fırçalama ve diş ipi kullanımına oranla %21’e kadar azaltan Listerine, kötü ağız kokusuna neden olan bakterilerle savaşır, nefesi tazeler ve uzun süre ferah kalmasını sağlar.



Her gün kullanımda komple ağız bakımınız için Listerine’e güvenebilirsiniz.

**Basın Bültenidir**

16 Eylül 2012 Pazar

Serap Anne ile keyifli bir söyleşi...


Henüz 11 yaşında annesini kaybeden gencecik bir anne Serap Anne... Anne sevgisine olan özlemi kızına daha da bağlanmasına neden olmuş. Her anını kızıyla geçirmek isteyen annemiz mesleğini 2.planda bırakıp aile işine adapte olmuş. Bu arada annelik ona bir hobiyi de meslek haline getirmeye başlamış...

İşte kendi ağzından Serap Anne ve Nehir Bebek




   ''1984 İstanbul – Silivri doğumluyum. Trakya Üniversiyesi Biyoloji bölümünden mezun olup doğuma kadar kendi mesleğimi yaptım. Fakat minik kızım dünyaya gelince tüm programımız değişti.  Şimdi ise hem kendi işimizde çalışan ve devamlı kızıyla ilgilenmek isteyen bir anneyim. 
Annelik ve iş hayatımın yanı sıra butik kurabiye işi ile ilgileniyorum.
Tüm iş hayatımda karşı tarafı mutu etmek, yüzündeki gülümsemeyi görmek beni çok mutlu ettiği için butik kurabiye işine başladım.
....
Evliliğimizin 6. Ayında hayatımızla ilgili önemli kararlar almak üzereydik. Kendi imkanlarımızla ev sahibi oluyorduk ki tam o hafta artık yeni yuvamızda 3 kişi yaşayacağımızı öğrendik.  O dönemde hastanede laboratuvar bölümünde biyolog olarak çalışıyordum. Kimseye söylemeden hamilelik testimi kendim yapmıştım. Ve bilgisayar ekranında o pozitif değerini görünce o an oturup ağladım ama mutluluktan... Anne olacağım için ağladım. O andan sonra yeni evimizde bir odamız minik yavrumuza ait olacaktı. Hemen çalışma odamızı bir bebek odası olarak düzenlenmeye  başladık. Eşim ressam olduğu için bebeğimizin  odasını istediğimiz resimleri yaptık. Onun odasında o henüz dünyaya gelmeden, yaşamak bile bize huzur veriyordu.

8 Eylül 2012 Cumartesi

Eylül demek, okul demek, heyecan demek...

Eylül demek okul demek, telaş demek, koşuşturma demek...

Uzun zamandır özlediğim bu duyguları yaşamama daha çok var. -aslında o kadar da yok :( - Kızımla marketlerin kırtasiye bölümlerini dolaşıp ona resim defteri, boya kalemleri aldım. İlk kez suluboya ve silgi ile taşıntı. Suluboya için biraz erken davrandım sanırım çünkü fırçayı kullanmakta zorlanıyor pek sevmedi. 3-4 ay sonra yeniden ortaya çıkaracağım. Silgiye ise bayıldı... :)



Pazartesi günü mini mini hatta artık mini minnnacık 1 lerle birlikte tüm evlatlarımıza kolaylıklar diliyorum. Ama en çok da ailelerine ve öğretmenlerimize...
Ve yavrularını okula gönderecek anneler...

5 Eylül 2012 Çarşamba

Blog Çekilişi başlasın...

Sevgili blogdaşlarım,

Uzun zamandır kitaplığımda okuma sırasının gelmesini bekleyen bu -hiç okunmamış- kitabımı ay sonunda yapacağım 1 kişiye armağan edeceğim...

Tarihi gezi notlarını okumak her zaman bana keyif vermiştir. Ancak doğumla başlayan hayat trafiğimde öncelik sıralarım değişti biraz.  Daha fazla raflarda beni bekleyeceğine okuyup paylaşımlarda bulunacak başka bir kitap severe ulaşsın istedim.

Ruy Gonzales De Clavijo - Timur devrinde Kadis'ten Semerkand'a seyahat
kesit yayınları - 2007
...İspanya'dan başlayan yolculuğunda Clavijo dönemin önemli şehirleri olan İstanbul, Trabzon, Erzinca'a uğramış; daha sonra ise İrana varmıştır...

1 Eylül 2012 Cumartesi

Parabensiz doğal bir ıslak mendil...

Kızımın doğduğundan itibaren hassas bir cildi oldu. 3 aylıkken atopik dermatit cildi için çok daha hassas olan ürünleri tercih etmeye başladık...

Şuan 22 ayımızın içinde hala tuvalet eğitimine başlayamadığımızdan bezler ve ıslak mendiller hala önemini ve önceliğini koruyor.

Ağustos ayı içersinde Fikrimühim aracılığı ile bir e-bebek.com ürünü olan Baby&Me ıslak mendillerini tanıma ve deneme imkanı bulduk.

Öncelikle çok şık ve hayatımızı kolaylaştırıcak küçük armağanları ile ilk anda gönülleri fethetti. :)

Kızım olduğundan hemen bir heyecan kız için üretilen ürünü incelemeye başladım. Erkek versiyonlarını da kuzenimin oğlunda denedik. ( 16.ay) Özellikle pipiped baya gündemde kaldı.. :)

uzun lafın kısası biz denedik çok memnun kaldık. Özellikle yeni doğan bebekler ve hassas cildi olanlar için ideal...

Yaz tatilinde gezdik, büyüdük, eglendik...


Yaz başında Bandırmaya giderken bir leylek sürüsü içinden geçmiştim. Deneyelim bakalım bu yaz çok gezecekmiyim demiştim....Gerçekmiş :)  nerdeyse evde hiç duramadım desem yalan olmaz  :)

Yaklaşık 1,5 ay Akçakoca'da köy tatili yaptık... Hayvanlar, bağ, bahçe...

Sabah kalkıp tavuklardan yumurta alıyorduk kızımla..Kahvaltımızı bahçeden kopardığımız domates ve biberle yapıyorduk..Sonrda yere düşen elmaları inek yavrusu 'Menekşe'ye veriyorduk..Şimdi bile yeşil elma görünce hemen 'anne inek bebek' diyor.. :) Dayımızın köpeği Hektorla oynuyorduk...Günler nasıl geçti hiç anlamadık..

Sonra evimize geldik 4-5 gün sonra Erdeğe gittik...Bol deniz, bol arkadaş...

Doğa çocuk gelişimnde muhteşem bir yardımcı...Yaz boyu deniz kenarında, parklarda, motelde, köyde bir sürü arkadaşı oldu kızımın..Onlara oyun oynamayı, paylaşmayı, kaydıraktan kaymayı öğrendi..tek tük söylediği kelimeleri cümle haline getirmeyi öğrendi...çalışma hayatıma verdiğim moladan sonsuz keyifliyim. Kış benim için işe geri dönmek olduğundan kızımla her anı doya doya geçirmek isteöiştim şükür ki çok güzeldi...

Tabi yazın 'el-ayak-ağız' hastalığı salgınına yakalandık ancak buna hiç girip keyfimi kaçırmak istemiyorum...

İşte öğrenirken çektiğimiz kareler...



Bisiklete binmek sevdası içinde ama ancak şuan için sabit olanlarla :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...