23 Ağustos 2016 Salı

4-5 Yaş Gelişim Özellikleri

4-5 Yaş dönemi gelişim özellikleri her çocuğun bulunduğu şartlar içinde değişkenlik göstermekle birlikte genel gelişim özelliklerini aşağıdaki gibi ifade edilmektedir.


ÇOCUĞUN ZİHİNSEL GELİŞİMİ 

*Her gün evde kullanılan eşyalar ile ilgili bilgileri artar.
*Nesneleri geometrik özelliklerine göre ayırabilirler. ( Kare, üçgen, daire gibi) 
*Nesneleri büyükten küçüğe göre dizebilir.
*4 ana rengi doğru söyleyebilir. ( en az) 
*10 veya daha fazlası nesne sayabilir.
*Zaman kavramları gelişir.( sabah/ akşam, yaz/kış) 


ÇOCUĞUN ZİHİNSEL GELİŞİMİNİ DESTEKLEMEK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?

*Hergün yüksek sesle kitap okuyun. Siz okurken kitaba bakmasını ve incelemesini teşvik edin.
*Evde kullandığınız nesnelerle ilgili sorular sorun. ( Tabaklar ne işe yarar?, elektrik süpürgesini ne için kullanırız? gibi)
*Sıralama becerisini arttırmak için nesnelerle oyunlar oynayın.( bardakları dizmek gibi) 
*Zaman kavramını geliştirmek için boş bol gün içinde konuşun.( Akşam ne yaparız, gündüz neler yaptın gibi)

15 Ağustos 2016 Pazartesi

23.Kitap Çekilişi Sonucu ve 24. Hediye Kitap

Yaz rehaveti değil belki ama uzun bir süredir ne okuyabiliyorum ne de yazabiliyorum.. Oysa okuyacak o kadar çok kitabım birikti ki...

Benim gibi kitap okumayı seven kişilere de bir hediyeö olsun diye ayda bir kitap vermeye çalışıyorum...23 tane kitap hediye etmişim şuana kadar. Güzel değil mi :) Beni gülümsetiyor açıkçası :)

23. kitaba talip olanlar arasından kazana talihli Demet oldu. Sanıyorum bu demetin ikinci şansı :)
kendisini tebrik ediyorum ve adresini bekliyorum ( obiranne@yandex.com)

***
Yaz boyunca bir çok kitaba başladım, hala an itibari ile 4 kitap okuyorum... Birde Watpad diye bir uygulama indirdim, kitap taşıyamadığım zamanlarda orda da 3-4 hikaye takip ediyorum. Amatör yazarların çoğunlukta olduğu platformda iyi kalemler ve hikayelere rastlayabilirsiniz.

Beni etkisinden çıkarmayan kitap ise Daha... İlk kez tanıştığım Hakan Günday... Bitsin onu da yazacağım, bu yayın arasında sıkışsın istemem zira oldukça yetenekli ve uzun uzun yazılası bir yazarmış.

Fazla uzatmadan bu ayın hediye kitabını yazıyorum...



10 Ağustos 2016 Çarşamba

Efsanevi Yunan Adaları yolcusu kalmasın!

Gemileri Yunan Adaları’na en çok uğrayan cruise firması Celestyal Cruises’un en sevilen turlarından biri olan Efsanevi Yunan Adaları Turu’nda rota Midilli, Atina, Mikonos, Milos. Vizesiz her şey dahil turlarla Türkiye’den daha çok gezgini gemi seyahatiyle buluşturmayı hedefleyen Celestyal Cruises; 401 kabinli 1074 yolcu kapasiteli gemisi Celestyal Nefeli ile çıktığı bu turda biniş ve inişlerini İzmir’den yapıyor.



İlk durak taş evleriyle ünlü Midilli
İzmir’den demir alan Nefeli’nin Ege sularındaki ilk durağı Yunanistan’ın en büyük üçüncü adası olan Midilli. 150 yıllık taş evleriyle Petra’ya; muhteşem manzarasıyla Molivos’a hayran kalacağınız Midilli’de akşam gezisinin ardından Atina’nın Lavrion limanına dümen kırılıyor.


Sana Akropolis’ten baktım Atina!
Yunanistan’ın başkenti Atina, Akropolis tepesinden görülebilen panoramik görüntü ile sizleri karşılıyor. Demokrasi ve felsefenin doğduğu efsanevi toprakları adımlarken ne sıcak ne de zorlu tırmanış sizi yormuyor. Milattan öncesine uzanan bu tırmanışta; Athena, Nike, Parthenon, Erektheion ve Propylaion tapınakları ile gizemli bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Akropolis’in eteklerinde; tarihle bugünü buluşturan dar sokakları ve cumbalı evleri ile Plaka mahallesinde yudumlayacağınız frappe ise bu durağın en keyifli ödülü oluyor.


9 Ağustos 2016 Salı

Hayaller yurtdışı, Gerçekler yurtiçi

Online araştırma şirketi DORinsight tarafından yapılan “Düğün Mini Anketi”ne katılan evli ve bekâr katılımcıların yanıtları, düğün öncesi yapılan planların çoğunun gerçekleştirilemediğini ortaya koyuyor.


Hitay Holding firmalarından Türkiye’nin en büyük izinli veritabanına sahip online araştırma şirketi DORinsight tarafından “Düğün Mini Anketi”gerçekleştirildi. Online olarak tamamlanan araştırmaya; Türkiye temsili, ABC1C2DE sosyo-ekonomik segmente mensup 6 bin 180 kişi katıldı.


Araştırma kapsamında, evli katılımcılara kendi düğünlerine dair bilgiler sorulurken bekâr katılımcılara da nasıl bir düğün yapmak istedikleriyle ilgili sorular yöneltildi.

Hayaller yurtdışı, gerçekler ise yurtiçi
Yapılan araştırma sonuçlarına göre yüzde 61 oy oranı ile katılımcıların büyük bölümü düğün hazırlıklarına son 6 ay kala başlıyor. Evli ve bekâr katılımcıların balayına dair yanıtları kıyaslandığında ise hayallerini gerçekleştirmedikleri ortaya çıkan diğer bir önemli sonuç oldu. Bekâr katılımcıların yüzde 95’i balayına gitmeyi planladığını belirtirken evli katılımcıların yüzde 61’i balayına gidebildiklerini söyledi. Bu da evlenme arifesindeki çiftlerin neredeyse tamamına yakınının balayı planı yapsa da gerçekte yarıya yakının balayına gidemediğini gösteriyor. Bunun yanı sıra her 2 bekâr katılımcıdan 1’i balayı için yurtdışına çıkmayı planlıyorken evli katılımcıların sadece yüzde 13’ü balayını yurtdışında yapabildiklerini ortaya koydu.

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Emsan, waffle keyfini evlere taşıyor

Emsan, yaz boyu sevdiklerinizle paylaşacağınız sofralarda, uzun kahvaltı sohbetlerine eşlik edecek lezzetli sunumlarınıza bir yenisini daha ekliyor. Özgün tasarımlarda imzası olan Emsan, waffle lezzetinden vazgeçemeyenlere, evde kendi waffleını yapma imkanı sunuyor. Mevsim meyveleriyle tat vereceğiniz wafflelar, ailenizi ve misafirlerinizi mutlu etmenin en lezzetli yolu oluyor.

Çizilmeye dayanıklı özel alüminyum kaplaması ve şık tasarımıyla göz dolduran hard stone waffle tava, yanmaz-yapışmaz granit iç yüzeyi sayesinde wafflelarınızı yapıştırmadan pişirmenizi sağlarken, pişirme sonrasında da kolay temizleme imkanı sunuyor.
Sevdiklerinize iştah açıcı, zarif ikramlar sunacağınız hard stone waffle tava tüm Emsan satış noktalarında ve www.emsan.com.tr ‘de. Üstelik fiyatı sadece 64 TL...

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Emojilerin Gücü...

Deneyimli kadrosuyla dijital medya sektöründe hizmet veren CRM Medya Ajans Başkanı Ramazan Becer, günümüz dünyasının büyük çılgınlığı olan emojilerin, sadece günlük hayatta kullanılmadığını, artık dünyada birçok şirketin müşterileriyle olan ilişkilerinde emoji kullanımına yer verdiğini söyledi.

Duygularımızı anlatmada zorlandığımız anda imdadımıza yetişen emojilerin artık hayatımızın bir parçası haline geldiğini belirten CRM Medya Ajans Başkanı Ramazan Becer, “Emojiler insanların sevinçlerini, üzüntülerini, kızgınlıklarını, şaşkınlıklarını dile getirmede büyük kolaylık sağlıyor. Yaratılan bu samimiyet ortamı sayesinde dünyada birçok firma müşterisiyle arasındaki bağı kuvvetlendirmek için ilişkilerinde emojileri kullanmaya başladı” dedi.


“Artık ‘online’ bir hayatımız var”
Artık ‘online’ bir hayatımızın olduğunu, emojilerin de o ‘online’ hayatın bize getirdiği güzellikler olduğunu söyleyen Becer, “Günümüzün ortalama dokuz saatini bilgisayar ve telefon başında geçiriyoruz. Bu sürenin en az iki saati ise sosyal medyada geçiyor. Sosyal medyanın hayatımızın bir parçası haline geldiği bu günlerde emojiler de sahnede yerini alıyor. Yapılan araştırmalara göre emoji kullanımı bir yılda dünya genelinde yüzde 775 artış gösterdi. 2016 yılında ise her ay yüzde 20 artarak hayatımızda daha da fazla yer almaya devam ediyor. Öyle ki artık dünya emoji günü olarak kutlanan bir gün bile var.” şeklinde konuştu.
Ramazan Becer: Şirketler de online hayatın meyvelerinin tadına bakıyor
Dünyada 10 şirketten altısının sosyal medya paylaşımlarında emoji kullandığının açıklandığı araştırmayı dile getiren CRM Medya Ajans Başkanı Ramazan Becer, “Bazı şirketler yenidünyayı iyi tanıyorlar ve ona ayak uydurmakta zorluk çekmiyorlar. Sosyal medyanın gücünün farkındalar, dolayısıyla emojilerin de gücünün farkındalar. Müşterileriyle aralarındaki bağı güçlendirmenin yolu bu emojilerden geçiyor, onlarda bunu en iyi şekilde değerlendiriyorlar. Hatta öyle bir duruma geldik ki markalar sosyal medyalarında belirli emojileri kullanarak hedef kitlesini bile belirleyebiliyor” diye açıkladı.
“Türkiye, durumun biraz gerisinde”
Öte yandan emoji kullanımının Türkiye’deki yerini değerlendiren Becer, “Bizde durum biraz farklı. Türkiye’deki şirketler sosyal medya tarzını hala tam olarak çözmüş değil. Emojilere yani eğlenceye yer vermeyi tercih etmiyorlar, daha geleneksel tarzda, kurumsal kimliklerinin dışına çıkmadan müşterisiyle resmi bir iletişim kuruyorlar. Ama markalar artık her stratejiyi öncelikle sosyal mecrayı düşünerek uygulamalı. Bunu yapan dünya markaları az çok bizlere de ilham veriyor. Zamanla Türkiye de bu duruma alışacak” dedi.

Plajdan akşam yemeğine tek parça…

Tüm kış boyunca şehir hayatında şıklığını konuşturan kadınlar, plajda da tarzını korumaya devam ediyor. Birbirinden özel tasarımlarıyla gündüz plaj stilini tamamlayan sezon trendi parçalar, akşam yemeklerinde de kadınların vazgeçilmezi oluyor.


Güneşin iyiden iyiye içimizi ısıtmaya başladığı bu günlerde 2016 yaz modasıyla adından söz ettiren Home Store, tatilde de sevenlerini yalnız bırakmıyor. Home Store plaj modasını yakından takip eden kadınlar, tek bir parçayla hem gündüz hem akşam yemeklerinde tarzını gözler önüne seriyor.
Yaz sezonunun trendleri haline gelen uzun-mini elbiseler, etekler ve şortlar kadınların gündüz plaj şıklığını tamamlarken, akşam yemeğinde de kadınların zarifliğine zariflik katıyor. Farklı takı ve ayakkabılarla da rahatlıkla kombinlenen şık parçalar, yaz tatilinin vazgeçilmezi oluyor.

Home Store, tatil bavulunu günün her saati kullanıma imkan veren şık ürünlerle doldurmak isteyenleri, Home Store mağazalarına ve online satış sitesi www.homestore.com.tr’ye davet ediyor.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Emsan ile mutfağınızda 'Titan' dönemi

Emsan Titan Granit tencere seti, şık tasarımı ve sağlam yapısıyla mutfağınızın başrolü olmaya aday. Sofralarınıza şıklık katan Emsan, alüminyum üzeri granit kaplamaya sahip Titan Granit tencere setiyle uzun yıllar sağlıklı bir kullanım vaad ediyor.

Mutfağında kaliteden ödün vermeyenlerin markası Emsan, Titan Granit tencere seti ile birbirinden lezzetli yemekler yaparken sizlere eşlik ediyor. Emsan Titan Granit tencere setiyle pişirilen yemekler lezzetiyle damaklarınıza hitap ederken görüntüsüyle ise adeta bir film sahnesinden fırlamış gibi masalarınızı süslüyor.

Alüminyum üzeri granit kaplama Emsan Titan Granit tencere seti, ısıya dayanıklı cam kapaklarıyla en yüksek ısıya bile aldırış etmeden yemeklerinizi pişiriyor. Titanyum parçaları ile desteklenen granit kaplama çizilmezlik dayanımı normal PTFE kaplamalara göre 5 kat artarken, yapışmazlık özelliği ise üst seviyeye çıkıyor. Soft touch kulplara sahip, kırmızı, mor ve granit olmak üzere 3 renkten oluşan Emsan Titan Granit tencere seti bu eşsiz tasarımıylada mutfağınızın vazgeçilmez bir parçası oluyor.

Emsan 7 Parça Titan Granit tencere seti satış fiyatı; 339 TL’dir.

22 Temmuz 2016 Cuma

Bebeğinizle gelişen oyuncaklar...

Bebeğiniz dünyaya gözlerini açar açmaz sizin için dünya durur ve artık onun etrafında dönmeye başlar öyle değil mi? Artık onun için her şeyin en iyisini istersiniz ve gerek zihinsel gerekse de fiziksel gelişimi için hep daha iyisini aramaya başlarsınız.
Bebeğinizin, yeni şeyler keşfetmeye başladığında onun gelişimini en yakından takip ediyor olmak gerçekten de çok heyecan verici bir deneyim...

Hem Eğlenecek Hem Öğrenecekler
Bebeğinizin gelişimine katkı sağlamak için sizi, piyasaya çıktığı günden bu yana annelerin en büyük yardımcısı Fisher-Price ile tanıştırmak istiyorum.

Anne-bebek ürünleri, yeni doğan oyuncakları, bebek oyuncakları, eğitici oyuncaklar ve okul öncesi oyuncakları ile çocuğunuzun ve sizin daima yanında olan Fisher-Price’ın zeka geliştirici, eğitici oyuncakları hakkında konuşalım, ne dersiniz?

Eğlen ve Öğren serisinde yer alan oyuncaklar 6-36 ay aralığını kapsıyor ve her biri şirin mi şirin karakterlerden oluşuyor. Bu sevimli karakterlerin hepsi, bebeğinizin minik dokunuşlarına şarkı söyleyerek, cümle kurarak, hem Türkçe hem de İngilizce sözcüklerle yanıt veriyor.




Son Teknoloji: ‘Yaşa Göre Gelişim’

Üstelik Fisher-Price Eğlen ve Öğren serisinin içerisinde, son teknolojiye sahip ‘Yaşa Göre Gelişim’ oyuncakları yer alıyor. ‘Yaşa Göre Gelişim’ oyuncakları, ebeveynlerin en çok ilgi gösterdiği oyuncaklar arasında yer alıyor.
Her bebeğin gelişimin farklı olduğunu ve gelişim aşamalarını farklı zamanlarda tamamladığının bilincinde olan Fisher-Price, bu gruptaki oyuncakları ile size, bebeğinizin gelişimine uygun olan seviyeyi seçme olanağı sunuyor.
Keşfetme (6 ay ve üzeri), teşvik etme (12 ay ve üzeri) ve hayal etme (18 ay ve üzeri) olmak üzere 3 farklı oyun seviyesinden oluşan oyuncakların her seviyesi eğlence dolu aktivitelerle dolu.


Keşfet, Teşvik et, ve Hayal et ..

Bebeğiniz ile birlikte gelişen oyuncaklar, ‘Keşfetme’ seviyesinde bebeğinizin gelişen merak duygusunu zekası ile birleştirmesine yardımcı olur ve ona eğlenceli şarkılar ve içeriklerin yanı sıra aktivite oyunları sunar. İkinci seviye olan ‘Teşvik etme’de ise oyuncak bebeğinize basit sorular sorar ve kolay taleplerde bulunarak bunları yerine getirmesini bekler. Ayrıca interaktif oyunlar sayesinde bebeğinizi cesaretlendirir ve onu oyuna teşvik eder. Son seviye olan ‘Hayal etme’de ise şarkılar, müzikler ve içeriklerle bebeğinizi taklit oyunlarına teşvik ederek hayal gücünün ve zihinsel gelişiminin çok daha hızlı gelişmesini sağlar…
Size de çocuklarınızın bu muhteşem anlarının keyfini doyasıya çıkarmak kalır…

Beylikdüzü Migros AVM'de Doğal Tarım Alanı Projesi

Doğal hayattan uzak yaşayan metropol çocukları için harika bir etkinlik düzenlenmiş. 



Beylikdüzü Migros AVM Haziran ayı itibariyle çocuklara özel tarım yapma imkanı sunmaya başladı. Uzman çiftçi eşliğinde eğlenceli ve kısa bir eğitimin ardından ebeveynler ve çocuklar, özel olarak hazırlanan tarım alanında, kendi ürünlerini yetiştirebiliyorlar. 

Proje, teknolojiyle iç içe büyüyen, doğadan giderek uzaklaşan yeni nesil için, dünyada giderek yaygınlaşan bir akım olan kentsel tarım uygulamaları ile şehir sınırları içinde tarım alternatifleri oluşturmayı amaçlıyor.

Doğal Tarım Alanı etkinliği temmuz sonuna kadar devam edecek.

23 Temmuz’da Korkuluk Atölyesi
El becerilerini ve hayal güçlerini geliştirecekleri bu eğlenceli atölye ile çocuklar, kendi korkuluklarını tasarlıyor.

30 Temmuz’da Komşu Pazar
AVM içine kurulacak özel alanda katılımcılar kendi yetiştirdikleri ürünleri, kendi tezgâhlarında sergiliyor. Bu pazardaki satışlardan elde edilen gelir, uygun görülen bir yardım kuruluşuna bağışlanıyor.

Proje ile ilgili detaylı bilgi almak isterseniz takip edebilirsiniz.

21 Temmuz 2016 Perşembe

Adım Adım Eğitim Seti


Türkiye’nin ilk ve tek, 9-48 ay arası minikler için hazırlanan eğitim seti “Adım Adım” ile bebekler eğlenceli vakit geçirirken; zihinsel gelişimlerinin yanı sıra dil, motor, duygusal ve sosyal gelişimlerine de destek oluyor.



Uzman pedagog Feriha Dildar ve pedagoglardan ve psikologlardan oluşan ekibi tarafından ülkemizde hazırlanan “Adım Adım Eğitim Seti”; piyasaya çıktığı günden bu yana yarım milyon ürününü ailelerle buluşturdu. Doğumdan sonra dokuzuncu aydan itibaren kullanılmaya başlanan interaktif eğitim ve gelişim seti “Adım Adım”; miniklerin zihinlerinin öğrenmeye en yatkın olduğu 48. aya kadar planlı gelişim sağlarken, akranlarına kıyasla fark yaratmalarına ve gelecekteki eğitimlerinin daha nitelikli olmasına olanak tanıyor.

Her ay yeni aktiviteler, yeni keşifler
Her aya özel hazırlanan Adım Adım Eğitim Seti’nin içinde aileleri; “Bebeğimle nasıl daha nitelikli vakit geçirebilirim?” endişesinden kurtaracak birbirinden ilgi çekici malzemeler yer alıyor. İlgili aya ait aktivite kitabı, setin ana materyali. Ailelerin bir arada vakit geçirerek, iletişimi kuvvetlendirmesi yanı sıra bebeklerin aylık gelişimine göre ilgili konuların işlenmesini sağlıyor. Setin içerisinde aya özel bir gelişim tablosu, aktiviteleri destekleyen oyun malzemeleri, aktiviteler için ebeveynlere yönelik öneriler, her aya özel kitaplar, yaratıcılığını ve hayal gücünü geliştiren hikayeler, pedagoglarca yazılmış ebeveyn mektupları ve Başkent Üniversitesi Diyetetik Bölümü Akademisyenleri tarafından hazırlanmış “Ayın Meyve Keyfi” aileleri bekliyor. Bunlara ek olarak çocuklar tarafından seslendirilen çocuk şarkıların bulunduğu müziklere erişim ise ailelerin kullanımına açılıyor.

Adım Adım Eğitim Seti ile ebeveynler ve çocuklar karşılıklı duygu alışverişinde bulunuyor. Bu duygu alışverişi, keyif alma hali, aynı şeyle ilgilenme durumu, keşfetmekten alınan mutluluk, çocuğun zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimine destek oluyor.

20 Haziran 2016 Pazartesi

Hero Baby’den Bebek Beslenmesi ve Tahıllı Kaşık Mamaları Hakkında Önemli Bilgiler


Geçtiğimiz hafta Hero Baby'nin daveti ile katı gıdaya geçişte tahıllı beslenmenin önemini içeren bir ürün tanıtımına katıldım.

24 ay anne sütüne devam etmiş hiç hazır mama tüketmeyen bir anne olarak bazı şeyleri nasıl da yanlış yaptığımın farkına vardım aslnda. Geleneksel alışkanlıkların artık doğruluğunun tartışılmaya başlandığı bu günlerde annelere ışık olması adına Yenidoğan Uzmanı Çocuk Doktoru Doç. Dr. Merih Çetinkaya'nın bebek beslenmesiyle ilgili verdiği önemli bilgileri paylaşmak isterim.

Tüm dünyanın tartışmasız kabul ettiği tek gerçek olan bebek beslenmesinde esas olan beslenme şeklinin sadece ve sadece anne sütü olması gerçeği ile birlikte devam eden 6. ay itibarı ile kademeli olarak diğer besinlerle tanışmaya başlaması gerektiği bilinir. Ülkemizde bu gerçeğin 2 aya düştüğü gözlenmekteymiş...Bir çoğumuz biliriz aslında; bebeklerin ağzına reçel tattıran mı dersiniz, acılı yemek sularına bandırılmış ekmekler mi dersiniz,  şekere bandırılmış emzikler mi ve daha ne örneklere şahit olmuşsunuzdur kimbilir?

Doç Dr. Çetinkaya bebek beslenmesinde ilk 1000 günün öneminin altını özenle çiziyor. Anne sütüne ilaveten tamamlayıcı besinlerin  bebeklerin ihtiyaçlarını vitamin ve mineral anlamda yeterli olmasının önemini belirtti.


Ülkemizdeki en büyük sorunların başında anne sütünün yeterli olmadığı kanısı, ve çocuğun zayıf olmasının hasta olacak kaygısı taşımasından geldiğini belirtiyor. Tombul çocukların sağlıklı olduğu kanısının yanlış olduğu, yeterli beslenmenin esas olduğunu önemle belirtti.

Anne sütünün yeterli olduğu durumlarda tamamlayıcı gıdalara erken başlamanın da hatalı olduğunu, bu gibi durumlarda bebeklerde alerji, ishal, kusma, böbreklere fazla yüklenme ve sonrasında da anne sütünün azalmasına sebep olma gibi durumların yaşandığını da belirtti.

Bunun yanında fazla anne sütüne devam eden çocuklarda kabızlık, çiğneme ve yutma bozukluklarının yanında psikolojik anlamda da olumsuz etkinlenme yaşanabileceğinin de önemle altını çizdi.

13 Haziran 2016 Pazartesi

Çocukla Gidilebilecek Vizesiz 7 Tatil Yeri

Son günlerde Avrupa'da vizesiz dolaşım sorunu çok popüler. Çünkü vizelerin kaldırılması gündemde ve bu sefer olabilme ihtimali de çok yüksek. Henüz kesin bir tarih verilmeye dursun biz onu beklemek yerine, size Avrupa'da ya da Balkanlar'da olsun ülkemize yakın ve çocuklarınızla birlikte vize derdi olmadan gezebileceğiniz vizesiz ülkeler arasında en makul olanlarından 7 tanesini seçtim.



Makul diyorum çünkü vizesiz gezilebilecek yerler arasında Tayland, Phuket, Maldivler, Lübnan, Fas gibi uzak ve çocukla seyahat etmenin yorucu olabileceği yerler de bulunuyor. Ukrayna, Gürcistan da vizesiz ancak bu bölgeler de daha çok gençlere ve eğlenceseverlere yönelik. Dolayısıyla hem kültür hem de tatil turu yapmak isterseniz ister tur şirketleri ile ister kendiniz alın bu 7 vizesiz tatil yeri önerilerime kulak verin.


1.     Kıbrıs: Ülkemize yakınlığı ve vizesiz oluşu Kıbrıs’ta çocuklarınızla rahatça tatil yapabilmenizi sağlar. Üstelik çok ekonomik Kıbrıs uçaklı paketler, otel fırsatları gibi indirimleri ya da erken rezervasyon dönemlerini takip edebilirseniz, çok ucuz fiyatlarla ailenizle birlikte harika bir tatil yapabilirsiniz.

2.       Karadağ: Son yılların vizesiz tatil yerleri arasında en popüleri hiç şüphesiz Karadağ. Çünkü Budva, Montenegro, Kotor gibi eşsiz doğal güzellikleri olan, çocuğunuzla birlikte hem denizin hem de tarihin tadını çıkarak kültür ve tatil yolculuğuna çıkacağınız çok güzel seçenekler sunuyor.

3.       Saraybosna: Tarih ve kültür dolu bir yer olan Saraybosna, Balkan turlarının da göz bebeği. Üstelik çocuklarla birlikte gezebileceğiniz birçok müze, tarihi mimarileri ve doğal güzellikleri de görülmeye değer.

9 Haziran 2016 Perşembe

22.Hediye kitap çekilişimin Sonucu ve 23. Kitap Çekilişi

Biraz ara verdik sanırım... Yoğun işler araya girdi biraz...
Birde alan adımı obiranne.net olarak değiştirmiştim bilenleriniz vardır. O alan adını başka bir alana taşıdım ama sanırım büyük hata oldu bu zira bütün trafik vs raporlarım gitti... Bir yandan burada bir yandan oradayım şimdilik..
Tabi ki ilk göz ağrım Blogspotta da olacağım :) 

22 Kitap hediye etmişim şuana kadar..İmkanlar el verdikçe de devam edeceğim...

Bu ay armağan ettiğim kitap 2007 Yeditepe Yayınlarından çıkan Nicolae Jorga'nın kaleminden çıkan Fatih ve Dönemi Büyük Türk idi.

Çok fazla katılım olmamış,bende pek ilgilenemedim aslında başta da belirttiğim gibi.

Talihlimiz bana mail adresini iletirse hemen göndermek isterim. 

Umut Şukran adlı takipçim. Teşekkür ediyorum kendisine, ve iyi okumalar diliyorum.

Bu ay iki kitap armağan edeceğim biri bloğumda, diğeri instagram hesabımda. her ikisine de katılabilirsiniz.:) 

Blogumda vereceğim kitap 

Üstün zekalı çocuklarla yaşamak

Üstün zeka ile ilgili merak ettiklerinizi TÜZDER Genel Müdürü Tunahan COŞKUN açıklıyor.
Aileler çocuğunun üstün zekâlı olduğunu nasıl anlayabilir?
Ailelere göre çocukları genellikle zekidir. Çocuklarını akraba ya da komşu çocuklarıyla kıyaslarlar ve zamane çocuklarının çok akıllı, çok zeki veya üstün zekâlı olduklarından bahsederler. Ancak üstün zekâlı çocukların nüfus içerisindeki oranı yüzde 2 civarındadır. Yani rastgele 100 çocuk alırsak bunların arasında en iyi 2 çocuğa üstün zekâlı tanımı koyabiliriz. Dahi seviyesindeki çocuklarsa, 1000 içerisinden 1 çocuktur. Üstün zekâlı veya dâhinin tanılanması; aile görüşmesi, öğretmeniyle yapılan görüşmeler, çocuğun gözlemlenmesi ve en nihayetinde zekâ testleriyle konulabilir. Zekâ testleri de 2 yaşından başlamakla beraber daha çok 4- 5 yaşlarında yapılarak böyle bir tanı konulabilir. Bizim tavsiyemiz okula başlamadan önce bütün çocuklara, zekâ ve yetenek testlerinin yapılması ki tanılamaları olabilsin.
                                     
Bebeklikten itibaren belirtiler ortaya çıkmaya başlar, ama altını çizerek söylüyorum bunlar belirtidir. Tanı az önce bahsettiğim kriterlere göre konulabilir. Üstün zekâlı çocuklar, genellikle bünyeleri hassas bireylerdir. Duygusal yapıya sahiptirler, yani battaniyelerinin rahatsız edici olmaması veya altını doldurduğu zaman, tuvalet ihtiyacını yaptığında hemen onun değiştirilmesi gerekir. Çünkü sinir uçları çok daha gelişmiştir. Nöronları ve snaptik bağları fazla gelişmiş olduğu için, vücudundaki diğer sinirsel bağlara etki eder. Hassas bir bünyeye sahiptirler. İdeal bir ortam oluşturmanız gerekir. Hatta hep bahsedilir bu elbiselerin arkasındaki pullardan, yaka kartlarından rahatsız olurlar. Bunlar belirtidir tabi, aynı zamanda bu belirtileri taşıyan her çocuk üstündür ya da her üstün çocuk bu belirtileri kesin taşır diyemeyiz. Erken konuşmaya başlaması, erken yürümesi, akranlarına nazaran daha nitelikli olması. ‘Büyümüş de küçülmüş’ tabiri biraz bu çocuklara uyar.

Şöyle bir misal vereyim, biz burada daha küçük yaşta çocuklarla konuşurken, bir beyefendi ya da hanımefendi gibi konuşanlara şahit oluyoruz. Mesela bir hediye veriyoruz, 3-4 yaşındaki çocuk “Niçin zahmet ettiniz?”, “Ne gerek vardı?” gibi cevaplar verebiliyor. Daha olgun bir görüntü sergilerler. Kelime hazneleri yaşıtlarından çok daha ileri olabilir. Yani bu yaşta, bu kavramı bilmemesi gerekir dediğiniz çocuk, o kavramlardan bahsediyor olabilir. Sosyal hadiselere duyarlıdır. Bir yerdeki heyelan, sel, depreme ilgi duyabilir ve bunun için ben ne yapabilirim sorusunu ev ortamında paylaşır.

Yetişkinlerin tutarsızlığı, onların çok daha fazla gözüne çarpar. Bir avukat gibidir; annenin, babanın ya da öğretmenin hatırlamak istemediklerini gözüne soka soka hatırlatır. “Sen böyle demiştin, ama böyle yapıyorsun.” şeklinde. Bunlar belirtilerden bazılarıdır. Daha 6-8 aylıkken konuşmaya başlayan çocuklarımız olabiliyor. Yine 1,5-2 yaşında okumaya geçen çocuklar olabiliyor. Bunun gibi çok ciddi bir bulgu varsa erken yaşta bir zekâ yetenek testi yaptırmalarını tavsiye ederiz ama bunun dışında 3,5-4 yaşında böyle bir test uygundur.

TÜZDER olarak üstün zekâlı öğrencilerin tespiti ve gelişimi ile normal öğrencilerin gelişim düzeyleri hakkında testler gerçekleştiriyoruz. Testler, uzman psikologlarımız tarafından profesyonel şekilde uygulanıyor. Çocukların başarısında zekânın yeri olduğu kadar; özgüven, kararlılık, ahlaki değerler, insan ilişkileri, motivasyon gibi sosyal, duygusal ve ruhsal gelişimin de önemli bir yeri bulunuyor. Bu nedenle biz, BBT (Bireyi Bütünüyle Tanıma) adını verdiğimiz bir program yürütüyoruz. Bu program, çocukların zekâ seviyelerini tespit etmenin yanı sıra onları tüm yönleriyle değerlendirerek zihinsel, fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal yönlerini tanımayı, bu sürece aileleri de dahil ederek konuyla ilgili farkındalıklarını artırmayı ve aileleri yapılması gerekenler konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyor. Bu sayede her yönden taraması yapılan çocuğun gelişimsel süreci bütüncül bir şekilde değerlendirilebiliyor. Varsa herhangi bir sorun erkenden tespit ediliyor ve çözüme ulaşılabiliyor.

Çocuğunuz üstün zekâlı ise neler yapmalısınız?

Üstün zekâlı çocukların eğitiminde özellikle farklılaştırılmış ve zenginleştirilmiş eğitim programları etkili sonuçlar vermektedir. Fakat bu da eğitim kurumlarının yapması gereken çalışmalardır. Eğer çocuğun üstün özellikleri olduğu biliniyorsa; gidilen okulda bu konuda yönetici, rehber öğretmen ve uzmanla görüşerek ortak bir anlayışın oluşması sağlanabilir. Kurumsal eğitimin dışında ev ortamında da yapılması gerekenlerden söz etmek gerekir. 

Üstün zekâlı çocuğu olan ailelerin yapması gerekenlerden bazıları şunlardır:
• Sağlıklı, güçlü ve zengin bir iletişim diliyle konuşmak.
• Mümkün olduğunca akran zenginliği imkânı vermek, yani kendisi gibi farklı gelişim özellikleri taşıyan başka akranlarıyla eğitim ve sosyal ortamlarında bir arada bulunmalarını sağlamak. Özellikle çocukları üstünlere yönelik eğitim veren bir okulda değilse.
• Resim, müzik, spor gibi alanlarda çocuğun özel ilgi alanlarını saptayarak, çeşitli deneyimler kazanmalarını sağlamak.
• Çocuğun ilgi alanına giren çeşitli konularda birlikte düşünce alışverişi yapmak ve araştırmak.
• Zihninde geliştirdiği projelerle ilgili çalışma imkânı sunmak.
• Mantık bulmacaları, strateji ve akıl oyunları gibi ilgi çekici zihinsel aktiviteler yapmasını sağlamak.
• Günlük olaylar hakkında paylaşımlarda bulunmak.
• Dikkat oyunları, bellek oyunları, eşleştirme vb. gibi oyunlar oynamak.

Üstün zekâlı bir çocukta nelere dikkat edilmeli?

Toplumda, üstün zekâlı çocuklar ‘sorunlu çocuk’ olarak algılanabilmekte. Çoğu literatürde zekâyı, ‘çevreye uyum sağlama yeteneği’, ‘problem çözme yeteneği’ diye tanımlayıp bu çocukların uyumsuz ve sorunlu olduğunu düşünmek kendi içinde bir hayli çelişkili görünmektedir. Burada kritik nokta şu; elbette ki üstün zekâlı çocukların da davranış sorunları olabilir. Fakat bu durum, onların genelde sorunlu olduğu şeklinde değerlendirilemez. Üstün özellikleri olan çocuklardaki en büyük risk, kendi üstünlüklerini öğrendiklerinde benlik algılarının bundan olumsuz etkilenmesidir. ‘Ben üstünüm’ algısı yerleştiğinde, diğer çocukları doğrudan ya da dolaylı olarak beğenmeme, aşağılama herhangi bir mesaj vermeleri doğru değildir. Çocuklara yaklaşımda eğer çocuk bu özel durumunun farkında değilse gündeme getirmemek eğer farkındaysa da “Evet, sen kolay algılıyorsun aynı arkadaşın Ayşe’nin güzel resim yaptığı, arkadaşın Mehmet’in de çok güzel basket oynadığı ya da şiir yazdığı gibi…” ifadeleriyle çocuğun becerisini kabul edici ama başka insanlardan ayrımlaştırmayıcı mesajlar vermek gerekir.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...